Haksız Fiil Sorumluluğunun Hukuki Temeli
TBK m.49 uyarınca, kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına
zarar veren kişi, bu zararı gidermekle yükümlüdür. Bir tazminat
talebinin doğabilmesi için dört unsurun bir arada gerçekleşmesi aranır:
-
Hukuka aykırı fiil:
Zarar verici eylemin hukuk düzeni tarafından yasaklanmış olması,
-
Kusur:
Failin kast veya ihmal derecesinde sorumluluğunun bulunması,
-
Zarar:
Maddi (fiilî zarar, yoksun kalınan kâr) veya manevi nitelikte
bir zararın doğmuş olması,
-
İlliyet bağı:
Fiil ile zarar arasında nedensellik ilişkisinin kesintisiz
biçimde kurulabilmesi.
Bazı hallerde kusursuz sorumluluk hâlleri de söz konusu olabilir;
örneğin motorlu araç işletenin tehlike sorumluluğu
(Karayolları Trafik Kanunu m.85) veya işverenin adam çalıştıranın
sorumluluğu (TBK m.66) gibi durumlarda, zarar görenin failin kusurunu
ispatlaması aranmaksızın tazminat talep edilebilmesi mümkündür.
Trafik Kazalarından Doğan Tazminat Talepleri
Trafik kazaları, tazminat hukukunun en sık karşılaşılan ve teknik
açıdan en katmanlı uygulama alanlarından biridir. Karayolları Trafik
Kanunu m.85 uyarınca motorlu aracın işleteni, aracın işletilmesi
sırasında üçüncü kişilere verdiği zararlardan kusursuz sorumluluk
esasına göre sorumludur. Bu sorumluluk, Zorunlu Mali Sorumluluk
Sigortası (trafik sigortası) kapsamında sigorta şirketine de yansır.
Müterafik Kusur ve Tazminattan İndirim
Kaza sonucunda zarar görenin kendisinin de kısmen kusurlu bulunması
(müterafik kusur), tazminat hakkını tamamen ortadan kaldırmaz;
TBK m.52 uyarınca yalnızca tazminat miktarında hâkimin takdirine bağlı
bir indirime yol açar. Kusur oranlarının belirlenmesi, çoğunlukla
trafik bilirkişi raporları ile tespit edilir ve bu oranın doğru
biçimde itiraza konu edilmesi, davanın sonucunu doğrudan etkiler.
Yargılama Süreci ve Süre Yönetimi
Trafik kazası kaynaklı tazminat davalarının süresi; dosyanın kapsamı,
yaralanmanın ağırlığı, maluliyet oranının tespiti için gereken tıbbi
bilirkişi incelemeleri ve sigorta şirketiyle yürütülen sulh görüşmeleri
gibi etkenlere göre değişkenlik gösterir. Basit maddi hasarlı kazalarda
süreç birkaç ay içinde sonuçlanabilirken, ağır yaralanma veya ölümle
sonuçlanan kazalarda çok yönlü bilirkişi incelemeleri nedeniyle süreç
uzayabilir. Avukatlarımız, dosya kendilerine intikal eder etmez kaza
tutanağı, sigorta poliçesi ve tıbbi kayıtları inceleyerek süreç hakkında
gerçekçi bir zaman planlaması sunar.
İş Kazalarından Doğan Tazminat Talepleri
İşverenin, TBK m.417 ve İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu kapsamında
çalışanına karşı gözetme, önlem alma ve iş yerini güvenli tutma
yükümlülüğü bulunmaktadır. Bu yükümlülüğün ihlali sonucu meydana gelen
iş kazalarında işçi ya da vefat hâlinde hak sahipleri, Sosyal Güvenlik
Kurumu tarafından karşılanmayan zarar kalemleri için işverene karşı
tazminat davası açabilir.
Uygulamada sıklıkla karşılaşılan ihtilaf konuları; kusur oranının
(işveren-işçi-üçüncü kişi arasında) paylaştırılması, SGK'nın işverene
rücu hakkı ile bu rücu tutarının işçinin talep edebileceği tazminattan
mahsup edilip edilemeyeceği, ve maluliyet oranının Sosyal Sigorta
Yüksek Sağlık Kurulu ya da adli tıp kurumu raporlarıyla doğru şekilde
tespitidir. Avukatlarımız, iş kazası dosyalarında hem iş hukuku hem de
sorumluluk hukuku disiplinlerini bir arada yürüterek işçi ve yakınlarının
haklarının eksiksiz tespitini sağlar.
Ölümlü ve yaralamalı trafik ile iş kazalarında talep edilebilecek
maddi zarar kalemleri, somut olayın niteliğine göre değişmekle birlikte,
başlıca şu başlıklar altında toplanır:
-
Tedavi giderleri:
Hastane, ameliyat, ilaç, rehabilitasyon ve bakıcı giderleri
ile ulaşım masrafları,
-
İşgücü kaybından kaynaklanan zararlar:
Geçici ya da sürekli maluliyet nedeniyle çalışma gücündeki
azalmanın aktüeryal hesaplamayla belirlenen karşılığı,
-
Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan zararlar:
Kariyer, terfi ve kazanç kaybı ihtimalinin somut biçimde
ortaya konması,
-
Cenaze ve defin masrafları:
Ölümlü kazalarda yapılan zorunlu giderler,
-
Destekten yoksun kalma tazminatı (TBK m.53):
Ölen kişinin desteğinden yoksun kalan eş, çocuk, ana-baba gibi
yakınların uğradığı zarar,
-
Araç değer kaybı:
Kaza sonrası onarılsa dahi aracın ikinci el piyasa değerinde
meydana gelen düşüşün tazmini.
Manevi Zararlar ve Manevi Tazminat
TBK m.56 uyarınca, bedensel bütünlüğün ihlali veya ölüm hâlinde,
zarar görenin veya yakınlarının çektiği elem ve kederin; TBK m.58
uyarınca ise kişilik haklarının zedelenmesinin karşılığı olarak hâkim,
somut olayın özelliklerini gözeterek hakkaniyete uygun bir manevi
tazminata hükmedebilir.
Malûliyet, yaşam kalitesinde kalıcı bozulma, sürekli acı ve psikolojik
travma gibi unsurlar, manevi tazminat miktarının belirlenmesinde doğrudan
etkilidir. Manevi tazminat, bir zenginleşme aracı olmayıp, mağdurun
yaşadığı elemi belli ölçüde hafifletmeyi amaçlayan bir tatmin
fonksiyonuna sahiptir; bu nedenle taleplerin somut, güncel Yargıtay
içtihatlarıyla uyumlu ve gerekçeli biçimde sunulması büyük önem taşır.